Henüz Yazılmamış Bir Kitaptan Pasajlar-2


Yazarak aradığı sorulara cevap bulabileceğini sanıyordu. Ne de olsa en iyi arkadaşı kendisiydi ve kendisini ondan iyi kim tanıyabilirdi ki? Her zaman neyi nasıl yapacağını, hangi yolları izleyeceğini iyi bilirdi. Matematik sınavlarında, sonuç yanlış olsa da gidiş yolundan 2 puan kazanan tiplerden.

Bir an çarpıntı ile etrafa bakındı. Koskoca tren garında ondan başka kimsenin olmadığını yeni farketmişti. Sizin de anlayacağınız üzere kafası oldukça kalabalıktı ve bazen içinden kendisine “tamam sen haklısın, sus artık” dediğini işitmiştik.

Tren garındaki ıssızlık korku filmlerini aratmıyordu. Önce mantıklı sayılabilecek şekilde tren seferlerinin iptal olup olmadığını kontrol etti. Her şey yolunda gözüküyordu. Peki ya köşedeki çiçekçi? Her şeyin bir şaka olması ihtimaline karşın heyecanını belli etmeden kocaman sütunun batı yönüne ilerledi. Çiçekçi yoktu.

Sonra aynı banka geri dönüp oturdu. Aslında ne garip; hem insanları sevmiyor hem de yokluklarından korkuyorduk. Halbuki her şeyi korkunç hale getiren bizzat biz değil miydik? Endişelenecek bir şey yok. İçinden kendine, dünyada tek sen kalmış olsan en az 3 kişi yapar dedi ve kısa bir süreliğine gözlerini yumdu. Hayatının en rahat uykusuydu bu.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s