Endişe Neydi?


“Onun için o kadar endişeleniyordu ki; öldüğünde şaşırmadı.” Az önce çok etkileyici bir film izledim ve film bittiğinden beri aklımda bu cümle dönüyor. Film bu konu ile hiç alakalı olmasa da; endişe neydi sahiden? Biraz emek olduğu kesin.

Belki de bir çeşit savunma mekanizması. Kendini en kötüye hazırlamak, olacaklara karşı tedbir almak. Kim ne diyorsa çok daha yorucu olduğunu temin edebilirim. Fakat durdurulamayan ve zihni alaşağı edebilen bu durum, bir işe yarayabilir mi?

Aslında çok basit bir mantık var. Sürekli mutsuz olursan, daha da mutsuz olamazsın. Mutsuzluğun da bir sınırı olmalı sonuçta. Böylece bir kişi veya olayın seni mutsuz etmesine izin vermezdin. İlk okuyuşta saçma gelebilir. Bir daha oku bak değil aslında.

Normal demiyorum ama anlaşılır. Mesela bazen düşünüyorum. Hani her şeyi boş verip karavanla dünya turuna çıkan çift var ya, elbet bir gün dönecekler veya bir yere yerleşecekler. O zaman ne olacak onu merak ediyorum işte. Nasıl da mutsuz olacaklar diye düşünmekten kendimi alamıyorum. Evet yine ilk okuyuşta saçma gelebilir.

Daha önceki bir yazımda bahsetmiştim sanırım. Paraşütle atlama konusu vardı. Atlamamamın en büyük nedeni korkudur tabi ki ama bir neden de o kadar heyecan yaşadıktan sonra, şimdi yaşadığım küçük heyecanları yaşayamamaktan korkmak.

Hani Facebook listemizde evlenmek üzere olan arkadaşlarımız geri sayım yapıyor ya. Baya korkunç değil mi? Sonra ne olacak, patlıcak mıyız, ölcek miyiz? Bir sona yaklaşıyorsan neden bu kadar mutlusun? Mutlu son diye düşünenleri dışarı alalım lütfen. Esas sonrasını merak etmiyor musunuz? Özellikle açıp profillerine bakıyorum bazen. Son 2, son 1 bum!! Bir gecelik prensesliğin tadını çıkarıp, aramızdan sakince ayrılıyorlar.

Laf lafı açtı yine. Endişe ile ilgili birçok şey okuyoruz, duyuyoruz. Ay en gereksiz duygu. İnsanı yiyip bitirir de neden var o zaman? Bu da insanın sürekli tetikte yaşamasına sebep olan bir çeşit mekanizma. Kötü senaryolara hazırlıklı oluruz, şaşırmayız hatta bazen üzülemeyiz bile (anksiyeteler bilir) çünkü zihnimizde o anı birçok kez yaşamışızdır.

Bir daha düşünürsek çok mutlu olmazsak, mutsuzluğa da çok ani düşmeyiz. Artık mantıklı değil mi?

En büyük heyecanı, mutluluğu, soğuğu ve bilimum anıyı yaşamaya engel bir yanım var. Belki neye benzeyeceğini hayal etmek daha güzel geldiğinden, belki her zaman daha iyilerin varlığına inanmak istediğimden. Bilmem. Bu arada aşırı uykum olmasına rağmen, dışarı çıkmadan rahat bırakmayan kelimelere sebep olan film: Danish Girl. Kesin izleyin.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s