Yıllık İzin Günlükleri – 3

Yazı dizisinin üçüncü ve son kısmından merhaba. Siz bu satırları okurken ben evde malak gibi yatıyor olacağım. Çünkü biraz yoruldum. “Yarın mesai başlıyor” bunalımına girmeden, görüşmeyeli neler olduğundan bahsedeyim.

En son Kabak Koyu’na doğru yola çıkmıştık. Yolumuzun üstünde yüzlerce paraşüt görünce Ölüdeniz’de duraklamak istedik. Uzaktan bakıldığında akvaryuma benzeyen muhteşem bir deniz, kalabalık olmayan bir plaj ve her an kafanıza inebilecek paraşütçüler. Havada ciddi bir trafik var. İsteyeni 200 TL’ye uçuruyorlarmış. Düşündüm de üstüne para verseler yapmam. O kadar da maceracı değilim. Hem ben hep sonrasını düşünürüm. Birden bu kadar çok adrenalin salgılarsam, sonra küçük şeylere heyecanlanamam gibi. Neyse psikolojik konulara girmek istemiyorum ama son paragrafta gireceğim galiba.

Konaklayacağımız yer olan Shambala’ya gitmek üzere iç ürperten virajlı dağ yollarından geçtik ve ormanın ortasında navigasyon bize arabayı park edip yürüyerek devam etmemiz gerektiğini söyleyince azıcık korkmadık değil. Hadi kendi adıma konuşayım, biraz panikledim. Dolduğunda kalkan ve camı penceresi olmayan bir Kabak Koyu minibüsü bulduk. Bizim arabayla gidemediğimiz yollardan bu nasıl gidecek diye düşünürken, hayatın film şeridi gibi gözlerin önünden geçmesi neymiş anladık. Uçurum kenarlarından tozutarak, hoplayarak ve “tangır tungur” sesleri eşliğinde gideceğimiz yere vardık. (bknz:foto)

Shambala’yı nasıl anlatacağımı bilmiyorum. Çünkü bir yeri aynı anda hem sevip hem sevmediğim olmamıştı. İşin içinde biraz da beklentiler var tabi ki. Kökü kuruyasıcalar. İki türlü anlatmaya çalışayım. Kaldığımız evi (Tebessüm) gideceklere tavsiye etmem. Oraya kadar gittiyseniz büyük bungalov evleri tercih etmelisiniz. Çünkü benim gibi aktivite bekleyenler hayal kırıklığına uğrayıp, günün tamamını orada geçireceklerini anladıklarında odanın daha büyük, manzaralı olmasını isteyebilir.

Yıllardır gitmek istediğim Shambala’nın konseptine baktığımda safari, şelale turu, koyları gezme, yoga seansları filan gibi düşüncelere kapılmışım. Halbuki olay başkaymış. Psychedelic sayılabilecek müzikler eşliğinde fazla kıpırdamadan güneşte, gölgede veya bulduğunuz bir kuytu köşede yatmakmış. Alışık olmadığımız bu tarz bizi durdurmadı tabi ki. Biraz uyum sağladık, biraz gezdik. Koya inen minik bir patika bulduk. Hippilerle arkadaş olduk (Beni pek sevmediler). Tek başıma olsa da muhteşem Akdeniz manzarasına karşı yoga yapabildim. (bknz:foto)

Shambala’da aldığımız hizmet somut anlamda ne iyi ne de kötüydü. Buna yemekler de dahil. Ama öyle bir manzara vardı ki önümüzde. Baya insanın karnını doyuruyor, yıldızlar üstünü örtüyor filan. Belli ki herkes bunun için gidiyor. Sabah, öğle, akşam havuz kenarında, Kabak Koyu’na bakan verandada konuşlanabilirsiniz.

İkinci gün, şu şelaleyi kendimiz bulalım istediysek de ilk denemede başarısız olduk. Terlikle gidilecek yol olmadığına karar verip akşam üzeri daha hazırlıklı bir şekilde yola koyulduk. Yine de bu denli bir hazırlık gerektirdiğini düşünmezdim. Baya tırmanma takımları olsa yeriymiş. İki yol var dediler, biri zor biri kolay. Tabi ki zoru seçtik, insanlar bilememiştir biz gideriz dedik. Dedik ama tırtlamamız çok uzun sürmedi! Yoldan dönen herkes tırmanamadık, ölüyorduk filan deyince. Ya biz de kolaydan şey yapalım madem dedik. Zira o da hayatımda tırmandığım en dik ve uzun dağ yolculuğu oldu.

Kilometrelerce çıktık, geri dönüş yolunu hatırlamayacak kıvama geldikçe beni bir panikler sarıyor içecek suyumuz da tükeniyordu. Telefon çekmeyeli baya olmuş, biraz yorgunluktan, biraz da endişeden bacaklarım titremeye başlamıştı. Önümüzdeki grup daha önce çıkmış ve tekrar laylaylom diye çıkınca, anksiyetemin üzerine çöken “İNAT” ağır bastı. Bunlar yapıyorsa, ben de yaparım diye diye gittim. Tırmanmayı bitirip şelaleye (dağın içine) inmeye başladığımızda yine bir panik dalgası. Manyak psikolojimin gelgitlerini anlatamam herhalde. Bir yandan diyorum delirdin mi sen geri dön bak gücün kalmadı, diğer yandan buraya kadar geldim artık ölmek var dönmek yok, bu bir gurur meselesi. O şelale görülecek!

Telefonların iki buçuk saattir çekmediği, kapasitemin üstünde bir yolculuktan sonra küçük şelaleye vardık. Biraz daha ilerlersek büyük şelaleyi görecektik ama bir adım daha atacak gücüm yoktu. Bu neyimize yetmiyor dedim, kızdım. Diğerleri yola devam ederken, kendimce başarmış olsam bile başarısız hissettim kendimi. Alt tarafı bir doğa yolculuğu demeyin! Tamamlama, başladığım işi bitirme konusunda inadımdan öleceğimi kanıtladım az önce. Ve bir daha aynı yolu gitmeyeceğime göre, büyük şelaleyi asla göremeyeceğim. Yalnız buraya yazıyorum (gerçek anlamda) bir gün zengin olursam helikopter tutup gideceğim oraya. Anlayın yani ne kadar yüksek! (bknz:meşhurşelale)

Medeniyete ulaştığımda hemen cep telefonuma sarıldım, elimdeki pet şişeyi çalılara fırlatıp (sonra aldık), kendimi marketin önüne attım. İnsan gerçekten hayret ediyor! Öyle bir doğa yürüyüşü oldu ki çevreci kimliğimden tümüyle sıyrıldım. O gece rüyamda gördüğüm geri dönüşüm kutularının bu konuyla hiç ilgisi yok. Her yer AVM olsun!

Ertesi gün çok da içimiz burulmayarak dönüş yoluna çıktık. Burada yapacak bir şey kalmamıştı zaten. Dikkatimi çeken şey ise o kadar ormanda, bayırda olmamıza rağmen hiçbir hayvanla yolumuzun kesişmemesi. Dönüş yolunda önümüze çıkan kaplumbağayı saymazsak, denizde balık bile yoktu sanki.

Detayları Instagram ve Twitter‘dan takip edebilirsiniz.✌

Reklamlar

3 thoughts on “Yıllık İzin Günlükleri – 3

  1. Bu şelale ilgili benzer bir deneyim yaşan arkadaşlarım var. Onarın anlattıkları ile neredeyse aynı şeyleri yazmışsınız :) Güzel akıcı bir yazı, güzel fotoğraflar. Elinize sağlık!

  2. Geri bildirim: Endişe Neydi? | Kedinin Fikri

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s