Yıllık İzin Günlükleri – 2

Yıllık iznimin evde oturmalı kısmı bitti gezelim görelim kısmı başladı. Zaten biraz daha otursaydım işe dönmeyi düşünüyordum. Şaka şaka o kadar değil. Neyse, her zaman festivalci, gezici bloggerlara özenmişimdir. Şimdi ballandırma sırası bende.

Yolculuğumuzun ilk kısmı olan Akyaka’ya vardık. Çantaları fırlatıp, keşfe çıktık. Yol arkadaşım başlarda çok da heyecanlı değildi. Sadece arabada hızını sabitleyip, en az benzinle nasıl giderim diye düşünürken, bir baktım kendini Azmak Nehri’ne bırakmış sürükleniyor! Bildiğiniz buzlu su. Bir süre sonra insan uyuşmaya başlıyor. (bknz:foto)

Ama her girdiğinizde bir yaş daha gençleşiyormuşsunuz gibi. GoPro ile çekim yapmaya çalışırken akıntıya filan kapılıyorduk. Buranın olayı da buymuş. Nehrin içinde nargile içen adam vardı. Soğuk içine işlemiş vay be dedik selamladık.

Azmak Nehri’ni tekne turu ile yarım saatte gezmek de mümkün; fakat biz nehir boyunca yürümeyi tercih ettik. Çok da iyi yaptık. Tekne turu deyim yerindeyse gösterip de elletmeme durumu. Halbuki nehir boyunca konumlanmış otel ve bilimum tesislere rağmen, yürümek çok daha eğlenceli. (bakınız:tavsiye)

Sonra Akyaka’nın diğer güzelliklerini keşfetmek üzere birer bisiklet kiraladık. Aslında gezilecek çok büyük bir alan yok. Bir de her yerde karşımıza çıkan şu dağ var! İki gündür biraz sinirimi bozuyor. Paralel uzanan dağlara alışkın değilim. Önümüzü kapatıyor, sanki dünya bu kadarmış hissini veriyor insana. Siz buna takılmayın tabi.

Gidilecek iki adet bisiklet yolu mevcut. Biri palmiye ağaçları arasındaki kamp alanlarına doğru sahil şeridini takip etmek (28 km). Diğeri ise tam ters yönde okaliptüs ağaçları arasından Gökova Köyü’ne doğru seyretmek (4 km). Biz tabi ki ikinci yolu tercih ettik. Yolun bir kısmında arabalar çakıl taşlarını fırlattırarak gitmeseydi iyiydi. Ama diğer yolu tercih etseydik bugün popomuzun üstüne oturamayabilirdik. Zira şuan bile sıkıntı yaşıyoruz. (bakınız:tavsiye veremedi)

Anladığım kadarıyla herkesin birincil konusu olan yemeklerden bahsedelim biraz. Ama çok beklentiniz olmasın çünkü vejetaryenim. Azmak Nehri kıyısındaki balıkçılardan çok bahsedemeyeceğim ama pahalı olduklarını söyleyebilirim. Adı “Ayşe Ananın Yeri” olan ama seri üretime bağlamış ve uygun fiyatlı zeytinyağlıları tercih ettik.

Akyaka ile ilgili diyebilirim ki konaklama, deniz-şezlong işleri baya uygunken, tost ve dondurma gibi küçük şeyler oldukça pahalı. Bu arada bizim vaktimiz yetmedi ama Azmak Nehri kıyısında organik köy kahvaltısı tabelalarına melül melül bakarak tekrar yola çıktık. Ver elini Kabak Koyu!

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s