Son Dans

Müziksizlik insanı öldürebilir. Birçok duyguyu şarkılarla yaşarız. Hatta unuttuğumuz bazı anları, hisleri şarkılarla hatırlarız. Çok garip değil mi? Nasıl insanın koku hafızası varsa, işitsel hafıza diye bir şey var herhalde. Bir kokuyu duyduğumuz anda, bir kişiye, bir olaya veya bir zaman dilimine dönebiliyoruz ya hani, bir şarkıyı dinlediğimizde de aynı etki vuku bulabiliyor. Ama öyle “aa bak bizim ayşeyi/aliyi hatırladım” şeklinde değil. Bire bir o güne dönüyor. O kadar gerçek dönüyor ki; bir süre afallıyor. Ve o anı yeterince güçlüyse, kendine gelmesi epey vakit alıyor. Mesela ne zaman Çelik’in bir şarkısını duysam -ki tercih etmem- 96 senesine dönerim, servisteyim okuldan dönüyorum, o kadar uykum var ki kafam sağa sola düşüyor. Veya Yaşar’ın bir şarkısını duyduğumda -ki onu da tercih etmem- ortaokul zamanlarında ailecek yaptığımız uzun yolculuklara gidiyorum. Arabanın arka koltuğunda kendi kendime dans ediyorum filan. Bunlar hep geçmişte kalmış, şimdi olmayan ve bir daha asla olmayacak anılardan sadece ikisi. İşte saçma da olsa bir an duraklatıyor insanı.

Bazen de ilk defa dinlediğimiz bir şarkı, bir ses çok tanıdık geliyor. Onu nasıl açıklarım bilmiyorum. Bu paylaştığım hanım kızımız da onlardan biri. Şarkıyı bir kere duymamla, manyak gibi ezberleyip, dinlemeden duramayıp, uykumda bile tarafından rahatsız ediliyorum. Hatta otobüste ergenlerin -yüksek sesli müzik yayan- kulaklıklarından duyduğumda bile götün götün yaklaşıyorum. Şarkı sözlerinden oluşan klibin insanı hipnotize etmesinden bahsetmiyorum zaten. Peki bu şarkı neden bu kadar etkili?

Öncelikle, bu pıtır pıtır başlayışı güzel bir şeyin geleceği konusunda insanı heyecanlandırıyor. Sonra mis gibi bir ses ve ritm tutulmaya başlanmıştır. Aynı anda hem duru hem de yanık olabilen bir ses sizi almaya başlıyor. Ne dediğini Fransız bir çocuğun bile anladığı şarkıya çok da Fransız kalmıyoruz sanki. Öyle söylüyor ki belli işte. Uzak duran, çekinik veya korkmuş biri var ortada. Her şeyi görüyor da söylemiyor gibi. Diğerlerini anlamasa da uyum sağlamaya çalışıyor, sonra haykırıyor. İçindeki gücü çıkarıyor. “Böyle çekinik olduğuma bakmayın aslında çok güçlüyüm” diyor. Ya da ben şuan bütün bilinçaltımı gözler önüne serdim gitti!

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s