Vejetaryen Kedi

Vejetaryen olmaya karar verdiğimde konuyla ilgili fazla bilgi sahibi olmadan, tamamen duygusal sebeplerden buna yönelmiştim. Ana düşüncem “benim doymam için hayvanların ölmesine gerek yok” cümlesiydi. Et yemenin ataerkil yapıyla ilişkilendirilmesini, insanın aslında tamamen otobur bir varlık olduğunu ve vejetaryen olmanın sağlığa faydalı olduğunu sonradan öğrendim. Bu esnada çiftlik hayvanlarının nasıl sömürüldüğünü, katledildiğini, ticari amaçlar uğruna vicdan yoksunu kesimhanelerde ne muamelelere maruz kaldığını inceleme fırsatım oldu ve son bir senedir et tüketmeyerek aktif bir direnişe destek olduğumu hissettim. Gönül isterdi ki herkes vegan olsun!

bd63af7f6a89449f5e0145de0bc8cefd

Andrew Kirschner’ın sorduğu son derece basit soru ile bu manasız düzeni ve gereksiz et tüketimini belki bir kişinin daha anlayacağını umarak yazıya son veriyorum.

“Bir adada tek başına kalsan ve yanında sadece bir koyun olsa. Koyunu yer miydin, yoksa açlıktan ölür müydün?

Hmm. Eğer sen yalnız olmasaydın, 6 milyar insanla birlikte yeryüzünde yaşasaydın, sana yetecek kadar meyve, sebze, bakliyat, kuru yemiş ve diğer sağlıklı besine erişimin olsaydı, ve eğer hayvanların sırf sen onları ye diye korkunç hayatlar sürdüğünü ve korkunç biçimlerde öldürüldüğünü bilseydin ve de onları yemek zorunda olmadığını bilseydin, onları yemeye devam eder miydin? Sorduğumuz sorular arasındaki fark şu: senin senaryon asla gerçekleşmeyecek, ve benimki de şu anda sana sunulan bir seçenek. Sence hangisi cevaplamaya değer?”

Reklamlar

One thought on “Vejetaryen Kedi

  1. “Bir adada tek başına kalsan ve yanında sadece bir koyun olsa. Koyunu yer miydin, yoksa açlıktan ölür müydün?” bir ada kalıp tek bir koyun varsa süt de vardır.. Süt varsa daima yaşayabilirim neden öldüreyim … kesip yersem sadece 3 gün fazla yaşarım… ama koyunun hayatta kalmasını sağlarsam daha fazla yaşarım… zaten eninde sonunda hepimiz öleceğiz… :) bir ada lafı zaten oldukça komik zaten.. Yalnız kapitalist bir dünyada hayvan endüstrisi içerisinde sadece tüketilmeye hazırlanan hayvanları yetiştirildiği koşulları insan düşünce hakikaten üzülüyor. sadece 10 cm karelik bir alanda 45 günde çeşitli ilaçlar ve antibiyotik ile büyütülen bir tavuğu yemek mi doğru olan. birilerinin tüketmesi ya da onu sindirmesi için dünya ya getirilmiş bir hayvandan çok endüstriyel et olarak algılanması yalnızca kapitalist bir toplumda mümkündür. zaten bizlerde doğal yaşam alanlarından koparılmış şehirlerde 100 metre kale altında alanlara sıkıştırılmış mı hayatlarımızın ne farkı var. çok iyi düşünülürse, insan açıkça şunun farkına varır ; yaratıcı zaten kendini yaratır. İnsanda kendini yarattığı koşulları, bir benzerini diğer yarattığı koşullara uyguluyor aslında, meselenin özü bu. biz neyi yarattık kapitalizmi, o nun içerisinde yaşıyoruz. aynı yaşam koşulunu yarattığımız her olgunun ona benzemesini istiyoruz. Çağla çok şey söyle bilirim.yazını çok sevdim. bu tür yazılarını, zaman buldukça okuyacağım..blok yazıları ya da yazıları çok daha özel geliyor… ünlü birileri değilde aslında sıradan bizim gibi insanların düşünceleri deneyimleri oldukça hoş ve güzel. düşünen insanları seviyorum. düşündüklerini dile getiren insanları belki biraz daha. hepimiz bir birimize bir şeyler öğretiyoruz. mükemmel değiliz hiç birimiz yaşadıkça öğrenip, paylaştıkça zenginleşiyoruz.

    sevgilerle Suphi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s