Koş Çağla Koş

Benim bu vakit kaybediyorum hayatı kaçırıyorum hissinden kurtulmam şart. Ama önce neden olduğunu anlamam gerek. Tamam bu zamana kadar çok da istediğim bir hayat yaşayamadım ama daha gencim, her şeyi ıskalamışım, geç kalmışım gibi düşünüp kendime işkence çektirmem gerekmiyor ki. Bununla ilgili ütopik varsayımlarım bile oldu. Mesela bir ara genç yaşta öleceğim herhalde duygusuna kapılmıştım. Başka açıklaması olamaz, yakında öleceğim o yüzden yaşayamadıklarım için panikliyorum dedim. Tabii bu çok saçma. Niye öleyim ki durduk yerde?

Şimdiyi yaşayacak cesaret ve imkanım olmadığını kendime itiraf etmek yerine 6.hissime bok atmak işime geldi sanırım :) Sonra farklı teoriler içeren yazılar yazdım; fakat bunlar hayatımın sıkıcı detaylarını barındırdığından paylaşmaya gerek yok. Gel gelelim önümde uzun -olmasını temenni ettiğim- bir hayat var. Yaş geçiyor olabilir. Yapabileceklerimi bir şekilde yapamamış olabilirim ama bir şey yapmak zorunda olduğumu kim söylemiş ki! Galiba iç sesim söyledi. O zaman bir bildiği vardır diyerek yola devam ediyorum. En azından yazıyorum…

Mesela bu şarkıyı dinleyince aklımda canlanan: Paris’e gitmişim geziyorum filan. Yağmur varmış, aşk varmış, eskiciler varmış, bıdıcık şemsiyeli kafelerde oturmak varmış. Bunları en azından şu an ve belki önümüzdeki bir kaç sene yapamayacak olduğumu bilsem de, şarkının zihnimde canlandırdıkları ile mutlu olup, olağanüstü monoton işsiz hayatıma geri dönüyorum. Oldu.

Reklamlar

2 thoughts on “Koş Çağla Koş

  1. Hayatı ıskalamaya korkanların ortak noktasının sorgulayıcı ve meraklı olmaları olduğunu düşünüyorum. Karakter olabilir; sorgulayan ve merak eden insanlar hep daha fazlasını istiyor, sürekli bir arayıştalar ve aradıkça, buldukça yenisi arıyorlar. Böylece de hayatta keyif alınacak, keşfedilecek ne kadar çok şeyin olduğunu görüyorlar. Gördükçe yenisini deneyimlemek için yine arayışa geçiyorlar.bu bir kısır döngü. Hayat sadece yiyip içip uyuyarak geçirilecek kadar sığ ve değersiz değil. Bence doğru yoldasınız. Ancak burada önemli olan dolu dolu yaşamayı amaç haline getirip ona koşturmak değil, öyle yaşamak. Bu kendime de sürekli olarak hatırlatmak zorunda olduğum bir öğüt.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s