Hissediyorum, Öyleyse Varım

Düşünüyorum, insan yaşadıklarıyla mı vardır hayatta? Yoksa hissettikleriyle mi? Hayat boyu iyi veya kötü bir çok olay yaşamış olabilirsin, bunları unutmuş da olabilirsin. Tabi ne kadar zamana yaydığın da önemlidir. Bunlar hafızandan silinebilir yok olabilir. Bazen olayın kendisini hatırlamazsın da, o an ne kadar üzüldüğünü veya sevindiğini anımsarsın. 23 yaşında isem ben, yaşadıklarımın bir kısmı hatrımdayken; büyükçe bir kısmı yok olmuş veya çoktan bilinçaltıma süpürülmüştür.

Mesela halihazırda özgür olan biri, “özgür olmak istiyorum” der.

Daha özgür olmak değil. Daha özgür hissetmek istiyorum demek istemiştir. Bence insan hissettiği sürece var olabilir. Ne kadar güzel olsan da, güzel olduğunu hissetmiyorsan, gerçek olan senin güzel olmadığındır. Ve kimse yardım edemez, çünkü kimse seni ikna edemez…

Olaylara takılmazsın ki; zaman içinde ardakalan çekilen acı, yaşanan mutluluk veya zorluklardır.

Ben özgür hissetmek istiyorum. Bunun için kendimden sıyrılmam gerekiyor olsa da. O zaman özgürlüğü simgeleyen olgu veya objeler vücut bulduğunda bir adım daha yaklaşabiliyorsam bu amaca. Geriye kalan kimin umrunda?

Bazen endişeleniyorum. Dişe dokunur anılar yaşamadan yaşlanmaktan. Diyorum ki hiç mi güzel anılarım yok benim. Aslında var. Belki benim hayal ettiğim kadar çılgın veya film gibi değil, belki doğru zamanda doğru yerlerde olamadım bugüne kadar. Ama var. İnsanın aklına ilk anda kötü anlar gelse de, var. Hem buna göre ne kadar uzun yaşadığının veya ne çok yer gördüğünün de pek önemi kalmaz.

Sadece olduğumdan başka biri gibi davranmak bu problemi çözer mi emin değilim. Beni daha özgür veya mutlu edebilir mi? Peki gerçekte olduğum nedir? Mümkünse hayatını evde kedisiyle film izleyerek veya kitap okuyarak geçirmek isteyen, çekingen denebilecek biriyken, bir yandan büyük işler yapmak, çok insan tanımak, kendince dünyada yer edinmeye çalışan ve hatta bir gün kendi filmlerini çekme isteğinde biri mi? Birincisini yaparsam hiçbir zaman mutlu olamam, ikincisi için ise yeterli cesaretim yok.

Olduklarımız, olmak istediklerimiz ve olabildiklerimizin aynı odakta olmaması temel problem değil midir zaten? Bazen aslında anlamsız olan birşey olmak istersin. Mesela ünlü olmak. Tamamen gereksiz iken onu çekici kılan nedir bazı insanlara göre? Hangi eksikliktir? Yaşam boyunca elde etmeye çalıştıklarımız, aslında nelerin ikamesidir merak ediyorum.

Demek istediklerimi yine tam diyemedim. Keşke beni kendimden daha iyi ifade eden biri olsaydı. Sonuç olarak; olmak istediğin şeyi ne hissettirecekse, onu yapmalı ve onu olmalısın. Ne de olsa hissettiğimiz kadar varız bu dünyada…

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s